" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

21 Mart İlkbahar Ekinoksu

21 Mart, Kuzey Yarımküre’de İlkbahar Ekinoksu ve Güney Yarımküre’de Sonbahar Ekinoksu’dur. Ekinoks, gündüz ve gecenin eşit uzunlukta olduğu zamandır ve yılda sadece iki kez olur.

Yıllar önce Kadimler, Mart ayında düşen cemreyi, yani Ekinoks’u yeni bir yılın başlangıcı olarak kutladılar.

Kuzey Yarımküre’de yeniden doğma ve yenilenme zamanıydı ve soğuk kışın geçmeye hazırlandığının bir işaretiydi.

Güney Yarımküre’de ise Ekinoks hasat zamanı ve önümüzdeki uzun kışa hazırlanma zamanıydı.

Ekinoks’da her iki yarım küre de, Dünya Ana’daki sembolik ölüm ve yeniden doğuş döngüsünü topluca canlandırıyor gibidir.

Gündüz ve gece eşit uzunlukta olduğunda, yaratılış zamanı (gece) ile tezahür zamanı (gündüz) arasında güçlü bir titreşim ve uyum sunar. Bu muhteşem an, yaratma ve tezahür arasındaki akışın daha kesintisiz ve daha kolay akmasıdır.

Bir Ekinoks sırasında tezahür ettirebileceğiniz şeylerin bir sınırı yoktur, ancak tipik olarak İlkbahar yeni başlangıçlar içindir. Sonbahar ise hasat etme ve bırakma zamanıdır. Nerede yaşarsanız yaşayın, hangi ritüelin sizin için en uygun olduğunu belirlemek adına içgüdülerinizi kullanmanız doğrudur. Hepimiz aynı gezegende yaşıyoruz ve hepimiz bu enerjileri farklı şekillerde ve güçlerde deneyimliyoruz.

Üretken olmadığınızda hayatınızın bir amacı ve anlamı olduğuna güvenmek zordur, ancak zorlamadan veya bir şeyler yapmadan karanlıkta dinlenmeye, ışıkta çiçek açmamıza izin veren ve bizi cesaretlendiren Dünya’nın ritimleri ve döngüleridir.

İçsel Rehberlerle Bağlantı Kurmak

Çoğumuz hayatlarımızı içsel rehberliğimizden o kadar kopuk yaşıyoruz ki, kalplerimizin manyetik alanı güçlendiğinde ve içimizdeki ses kendini duyurmaya çalıştığında, bu duygu yoğunluğu daha güzel bir şey için kabuğunu kırmaktan ve değişimi kucaklamaktan çok bir yaşam krizi gibi geliyor.

Ekinoks ve Başlangıçlar

Şimdi hayatın tazeliğini kutlamanın ve bolluğu yeniden canlandırmak, hayallerimizi tezahür ettirmek, enerjimizi yükseltmek için harekete geçme zamanıdır. Şu anda fiziksel olarak daha fazla ışığı yaşıyoruz ve zamanın başlangıcından beri atalarımız bu dönemi ritüel ve kutlama ile işaretlediler. Bildiğiniz gibi, yaşam gücümüzün kaynağı olarak Güneş’le olan bağlantımızı onurlandırmak için inşa edilmiş gündönümleri ve ekinokslar etrafında yaratılmış binlerce antik site var.

Sizi bugünden itibaren önümüzdeki birkaç gün içinde hayatınızı onurlandırmak için sembolik bir şey yapmaya davet ediyorum.

Belki bir mum yakıp hayatınız ve yaşam gücünüz için minnettarlığınızı sunabilirsiniz. İçsel rehberliğinizi dinlediğinizi ve buradan sonra iç sesinizi daha net duymak istediğinizi ifade etmek için her gün kendi içinize dönüp sessiz kalmaya söz verebilirsiniz. Yeni başlangıçlar, yeni kararlar, seçimler, değişimler için yardım isteyebilirsiniz. Niyetlerinizi yazabilir, resmedebilirsiniz.

Bilmenizi istediğim en önemli detay, her şeyin kaynağının kendi içinizde var olduğunu fark etmenizdir. Bir şeylerin gerçekleşmesini dışarıdan beklediğiniz sürece daima bekleme aşamasında sıkışıp kalırsınız. Siz istemedikçe, izin vermedikçe ve onaylamadıkça değişim gerçekleşmez. Biri çıkıp sizin kurtarıcınız olamaz. Biri önünüzdeki kapalı kapıları açamaz. Biri sihirli bir değnekle hayatınıza dokunamaz. Yerinizden kalkıp mucizeleri siz gerçekleştirebilirsiniz. Karşılaştığınız insanlar sizi uyanışa davet eden, size görmeniz gerekeni gösteren, kayıp ruh parçanızı bulmanıza yardım eden aracılardır. Onlar bir şeylere sebep olur, sonuca ulaşmak size bağlıdır.

Biri size değer verdiği için değerli olmazsınız. Biri yeteneğinizi keşfettiği için parlamazsınız. Biri yolunuza barikat kurduğu için zorluklarla karşılaşmazsınız. Biri sizi hayal kırıklığına uğrattığı için sendelemezsiniz. Dışarıda olan herkes size yaşam yolculuğunuz boyunca SİZİN SEÇİMLERİNİZ doğrultusunda eşlik eder.

Merak duygusuna dönüştüğümüzde, daha derin bir bilgeliğe açılım yaşarız. Gücümüz, bilmemenin zayıflık veya güçsüzlük olarak görülebileceği perspektiften, merakın ve gücün nihai kaynağı olduğu yeni bir varoluş biçimine geçiştir.

Daha derin arzularımızla bağlantı kurmak, tüm sorularımızın yanıtlarını bilmeyi içermez, çünkü gerçekten keşfedebileceğimiz, öğrenebileceğimiz ve gelişebileceğimiz sadece gücün kaynağı olmamızdır.

Kendini bilmek tüm bilgeliğin başlangıcıdır.

Öyleyse, İlkbahar Gündönümünde yeni olan her şeyi kabul etmeye iç rehberinizin sesini dinleyerek başlayın. Kendinize “Nereden başlayayım? Nasıl başlayabilirim?” sorularını sorun.

Neyi değiştirmeniz gerekiyor?

Neyi bırakmalısınız?

Neyi kabullenmelisiniz?

Sessiz bir yerde tek başınıza olun ve gözlerinizi kapatın. Zihninizde dönüp duran düşüncelerin akıp geçmesine izin verin.

İhtiyacınız olan cevabı iç sesiniz size söyleyecektir. Sizin beklediğiniz cevap doğru seçenek olmayabilir. Belki de en yüksek hayrınıza olan cevap hiç ummadığınız bir yolu işaret eder.

Harekete geçmek için ihtiyacınız olan cesarete nasıl sahip olabilirsiniz?

Yeni olana hayatınızı nasıl açabilirsiniz?

Görmeniz gereken gerçeğe nasıl ulaşabilirsiniz?

Mutlu ve konforlu bir yaşamı nasıl seçebilirsiniz?

Değişim korkusu normaldir, ancak korkularınızın üstesinden gelmenin ve sizi dünyadaki en mutlu yaşamınıza ve doğal varoluş yolunuza götürecek olan rehberliğe göre hareket etmeye başlamanın yolu kendinize inanmaktan ve akışa güvenmekten geçer. İlkbahar Ekinoksu değişmek, dönüşmek, fark etmek için doğru zamandır. Lütfen yeni olana izin verin.

Sevgiyle ve Işıkla,

Ruhsal Bilge

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.