" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Açlığınızın Nedeni Duygusal Olabilir

Çoğu insan “neden?” diye sormadan yeme ihtiyacını günlük yaşamın normal bir parçası olarak kabul eder. Oysa durum sanıldığında farklıdır; şiddetle özlem duyulan ve aynı zamanda sağlıksız beslenmeye neden olan gıdalar ruhumuzdaki eksikliğin işaretidir.

Zihniniz, bedeniniz ve ruhunuz, sizinle her zaman deşifre edilmesi kolay olmayan karmaşık bir dille iletişim kurar. Ancak, biraz çaba sarf ederek bu sinyalleri anlayabilir ve daha sağlıklı bir beden için gerekli uyumu yaratabilirsiniz.

Birçoğumuza, bedensel ip uçlarımızı “aşmamız” öğretilmiştir. Örneğin, bir kişinin baş ağrısı olduğunda, uzanmak ve çok su içmek yerine bir ilaç alması tavsiye edilir. Bununla birlikte, bedensel ip uçlarınıza ne kadar öfkelenirseniz, görmezden gelirseniz onlar kaybolmak yerine size sesini duyurmaya çabalayacaktır. Özellikle gıda isteklerine bakıldığında, duygular aşırı yemenin en yaygın nedenlerinden biridir.

Kendimizi savunmasız hissettiğimizde yemek yeme alışkanlığımız vardır. Böyle durumlarda duygularımızı ifade etmek yerine, bedenlerimize sahte bir tatmin duygusu veren “rahatlatıcı yiyecekler” ile doldurma eğiliminde oluruz. Bir süre sonra, vücudunuz bu rutini öğrenir ve kimyasal bileşenlerin kısa süreli bir artışını sağlamak için size istek gönderir. Oysa duygularınızın bol kalorili, şekerli, yağlı yiyeceklere ihtiyacı yoktur, sadece anlaşılmak ister.

Yeme isteklerimizin ne anlama gelebileceği hakkında bilgi sahibi olmak, sağlıksız alışkanlıkları ve kötü gıda seçeneklerini azaltmamıza yardımcı olabilir. Aşağıdakiler, en yaygın olarak üç sevilen yiyecek aroması ve zihninizin, bedeninizin ve ruhunuzun size gerçekten ne anlatmaya çalıştığını çözmek için bir başlangıç noktasıdır.

Tatlılar

Fiziksel

  • Yorgun veya Enerji Eksikliği
  • Susuzluk
  • Kan Şekeri Dengesizlikleri
  • Krom veya Magnezyum Eksiklikleri
  • Yağ Asidi Eksikliği

Duygusal

  • Üzüntü

Şekerin sahte rahatlık hissi veren (tıpkı alkol gibi) beyin bölgelerini etkileyebileceğini gösteren bir dizi çalışma yapılmıştır. Çünkü şeker gibi basit karbonhidratlar karmaşık karbonhidratlardan daha hızlı sindirilir ve anında enerji artışı sağlar. Çikolata ayrıca ruh halini artıran bir hormon olan serotonine metabolize olur, bu nedenle arzular duygusal bir ihtiyaçla da ilişkilendirilebilir. Bununla birlikte, bu anlık ruh hali gelişimi yüzünden insanları şekerli atıştırmalıklara ulaşmaya teşvik eden ve bağımlılık yaratan bir döngü oluşturan ciddi bir düşüş izler.

Dengeleyiciler

  • Taze meyve
  • Sağlıklı Kakao veya Bitter Çikolata
  • Su
  • Masaj yaptırmak
  • Sevdiklerinizle konuşmak
  • Uzun yürüyüşler
  • Sizi iyi hissettiren her türlü aktivite

En yakın şekerli gıda yerine bir parça meyve seçin. Kurabiye, kek, alkolsüz içecekler veya diğer rafine tatlılar yemek sorunu daha da kötüleştirecek ve daha fazla tatlı isteğine yol açan kan şekeri dengesizliğine neden olacaktır. Bunu dengelemek istediğinizde, masaj veya banyo yapmak, doğanın güzelliğinde vakit geçirmek gibi başka deneyimlerin tatlı özlemini tatmin edip edemeyeceğini düşünün.  Sağlıklı kakao veya bitter çikolatanın yanı sıra, sevdiğinize, arkadaşınıza, evcil hayvanınıza veya kendinizi iyi hissettiren herhangi bir aktiviteye ulaşın. Önemli olan, başka aktiviteler ile kaybolan tatlı ihtiyacı ile geçici olarak size kendinizi iyi hissettiren tatlı krizi arasında bir fark olduğunu hatırlamaktır.

Tuzlar

Fiziksel

  • Düşük Elektrolit Seviyeleri
  • Susuzluk
  • Klorür Eksikliği
  • İyot Eksikliği

Duygusal

  • Stres

Eğer bolca tuz kullanıyorken kendinizi daha iyi hissediyorsanız günlük yaşamınızı yeniden değerlendirmenin zamanı gelmiş olabilir. Aşırı ve sürekli yaşam stresi adrenalin tükenmeye yol açabilir ve kendinizi vücudunuzun idare edebileceğinden daha fazla zorluyor olabilirsiniz. Stres seviyeleriniz uzun süre yoğun şekilde yükseldiğinde ve adrenal bezlerin sodyum tutmaya yardımcı olan bir hormon olan aldosteron oluşturma yeteneğini azalttığında vücudunuz tuz ister.

Düşük sodyum seviyeleri ile vücudunuz uygun miktarda su ememez ve susuz kalabilir. Tuz ihtiyacı, vücudun doğal deniz bazlı minerallerine yönelmenin bir yolu olduğu için iyot eksikliğiyle de ilgili olabilir.

Tuz arzusu, ayrıca bunalmış durumunuzda kendinizi “katılaştırmaya” çalıştığınızı gösterebilir. Bilinçaltı olarak, durumunuzla başa çıkmak için kendinizi tuzun katı yapısının sertliği ve gücü ile güçlendirmeye çalışıyor olabilirsiniz.

Dengeleyiciler

  • B vitamini yönünden zengin besinler (Fındık, tohumlar, baklagiller, kepekli tahıllar, meyveler ve sebzeler)
  • Su
  • Egzersiz yapmak
  • Meditasyon
  • Yoga

Etrafınızdaki duvarları güçlendirmek yerine, çareyi güven duymakta ve esneklikte bulun. Tuz yoluyla geliştirmek istediğiniz sertlik iyileştirici değil, sadece direnç yaratır. Bütün bir patates cipsi torbasını bitirmek yerine, daha sağlıklı ve üretken bir şekilde davranmayı deneyin. Adrenal desteğini artırmak için yulaf veya somon gibi B vitamini açısından zengin yiyecekler yiyin. Egzersiz, vücudunuzu dengelemenin ve vücuttan stresi atmanın kesin bir yolu olsa da, meditasyon ve dikkatli rahatlama da harika bir ruh hali dengeleyicisidir.

Yağlar

Fiziksel

  • Kalsiyum Eksikliği
  • Yağ Asidi Eksikliği

Duygusal

  • Kalp Kırıklığı
  • Kayıp
  • Tükenmiş Öz Değer

Ilımlı tüm gıdalar oldukça normal olsa da kendinizi sürekli yağlı gıdalara aşırı eğilimli bulursanız, vücudunuzun dengesiz olduğunu anlayabilirsiniz. Fıstık ezmesi, yağlar veya kızartılmış yiyecekler için duyulan istek, (vücutta kalsiyumun korunmasına ve kemik yoğunluğunun oluşturulmasına yardımcı olmak için doymuş yağlar gerektiğinden) genellikle bir kalsiyum eksikliğiyle ilgilidir. Bununla birlikte, yanlış yağlı yiyecekler şişkin hissetmenize neden olabilir. Ayrıca vücudunuzun uyuşukluk hissetmesine ve umutsuzluğa kapılma duygusunu sürdürür.

Manevi düzeyde, yağlı yiyecekleri özlemiş olabilirsiniz, çünkü henüz kendi öneminizi kabul etmiyorsunuzdur ve gücünüzün tüm gerçekliğinden kendinizi mahrum bırakma ihtiyacını hissetmekte olabilirsiniz. Bu durumda, yağlı yemeye olan istekleriniz muhtemelen eski acıları ve azaltılmış öz değer duygusunu sürdürmek isteyen yaralı bir egodan geliyordur.

Dengeleyiciler

  • Omega 3’ler (EPA ve DHA) – Keten yağı, öğütülmüş keten tohumu, chia tohumu, ceviz
  • Susam
  • Brokoli
  • Lahana
  • Bakliyat
  • Hardal

Kendi özgünlüğümüzü ve önemimizi kabul etmek gücümüzü serbest bırakır ve güvensizliği geliştiren sosyal normlara karşı çıkmamızı sağlar. Deneyimlerimizi ifade ederek ve kendimizi daha iyi anlayarak, gerçekten ne kadar güzel, başarılı, akıllı, değerli, özel olduğumuzu, kendi gücümüzden dünyaya ne kadar vermemiz gerektiğini görmek mümkündür. Bu, kişisel güç duygumuz üzerindeki kısıtlamaları ortadan kaldırır ve daha güçlü bir zihnin kontrolüne sahip olmayı sağlar.

*** Değer duygusunu onarmak ve benlik saygınızın ve iradenizin merkezi olan üçüncü çakranızı geliştirmek için temel egzersizler yapmayı düşünün.

Sevgiyle ve Işıkla,

Ruhsal Bilge

Makalede bahsedilen hiçbir konu ve başlık tıbbi tavsiye niteliğini taşımamaktadır. Herhangi bir rahatsızlığınızda mutlaka bir uzmana ulaşmanızı öneririm.

www.ruhsalbilgelik.com web sitesinde yer alan herhangi bir içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz. 

www.ruhsalbilgelik.com web sitesi ve yazarlarının hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen hükümlerle korunmaktadır. www.ruhsalbilgelik.com’da yer alan bir yazı, makale, görsel vb. içeriğin başka bir mecrada yayınlanabilmesi için yazının hak sahibine telif hakkı ödenmeli veya içerik sahibinden yazılı izin almalıdır.

Bunların yanında web sitemizde bulunan yazı ve makalelere atıfta bulunabilir, içerikler makalelerde kaynak gösterilebilir, izin alarak, yazar adı ve yazının web sitemizde bulunan sayfasına bağlantı vererek alıntı yapılabilir. Yapılan alıntılarda kesinlikle değişiklik yapılamaz.

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.