" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Değiştiremeyeceğiniz Şeyler Yüzünden Kendinizi Çaresiz Hissediyor musunuz?

Bakış açısı hayatınızı ya kolaylaştırır ya da kabusa çevirir. Buna verilebilecek en iyi örnek değiştiremeyeceğiniz şeyler yüzünden kendinizi çaresiz hissediyor oluşunuzdur.

Değiştirme Gücüne Sahip misiniz?

Bir durum karşısında kendinizi ne zaman çıkmazda hissederseniz, ‘Bunu değiştirebilir miyim?’ diye sorun. 

Cevabınız “Evet” ise, kendinizi sakin kalmaya zorlayın ve mümkün olan en iyi çözümü bulmaya çalışın. Ancak cevap “Hayır” ise, elinizden bir şey gelmediğini kabul edin ve üzerinde durmayın.

Burada idrak etmenizi şiddetle tavsiye ettiğim durum; gamsız, umursamaz birine dönüşmeniz DEĞİL! Değiştirme gücü ile değiştirememe bilincine sahip olduğunuz durumlar karşısında hissettiğiniz duyguları kontrol altına almak. Yani bakış açısı geliştirmek. 

Değiştiremeyeceğiniz Bir Şeyler Hakkında Bakış Açınızı Nasıl Değiştirebilirsiniz?

HERKESİ MEMNUN ETMEYE ÇALIŞMAK

Herkesi memnun edemezsiniz. Dahası, herkesin standartlarını ne kadar yaşamaya çalışırsanız, o kadar  “daha az kendiniz” olursunuz. Yaşamınız boyunca her zaman sizi seven kadar sizden gerçekten hoşlanmayan insanlar olacak. Çünkü derinlerde bir yerde, sizin gibi olmayı isteyen ama bunu başaramadığı için sizden nefret etmeyi tercih eden birileri ile karşılaşmanız doğaldır.

Hayatınızı istediğiniz gibi yaşayın, bir tavsiyeye ihtiyacınız varsa sevdiklerinize danışın, yeni arkadaşlıklara açık olun ve diğerlerine “geçici rahatsızlık” olarak bakın. Onlar mutlaka sizi eleştirmek, yargılamak veya fikir yürütmek için bir bahane bulacaklardır. Bu nedenle memnun olmayanları ikna etmeye çalışmayın. 

OLUMSUZ DÜŞÜNMEK

Negatif insanlar negatif enerjiyi yayarlar, bu yüzden bunu bugün vazgeçilecek şeyler listenize ekleyin. Olumlu düşünün, “yapabilirim” deyin ve “her şey yoluna girecek” diye olumlama yapın. Sürekli olarak kötü bir şeyin olacağını düşünüyorsanız, her zaman % 100 haklı olursunuz, çünkü hem kötü hem de iyi şeyler her gün gerçekleşir ve hangisinin daha önemli olacağı yalnızca size bağlıdır.

GÜVENLİ OYUN ALANINDA KALMAK 

Sadece düşünün; her an konforlu alanda kalmanız imkansızdır. Hayat bir deniz gibidir. Dalgalanır ve sonra durulur. 

Başarısız olursanız, kendinizi alır ve daha güvenli bir yola girersiniz, başarılı olursanız, hayal edebileceğinizden daha fazla mutlu olursunuz. Önemli olan, başınıza gelen olaylardan ders almanızdır. 

DIŞARIDA GELİŞEN OLAYLARA TEPKİ GÖSTERMEK 

Sabah uyandığınızda havanın nasıl olacağını seçemezsiniz, sadece umut edersiniz. Birinin ağzından hangi kelimelerin döküleceğine karar veremezsiniz, ama onu hayatınızda tutmak ya da ondan uzak durmak sizin elinizdedir. Bir konuda kaygılandığınız zaman yapabileceğiniz bir şeyin olup olmadığına bakın. 

YALANLARDAN VAZGEÇMEK

Evet, yalanlar kesinlikle bugün vazgeçilecek şeylerden biridir, çünkü her gün küçük bir yalan çok yıkıcı bir ağ oluşturabilir, gelecekte yalanlardan ördüğünüz ağın içinden çıkmak çok zor olur. Yalan söylemeyi büyük ya da küçük veya beyaz-siyah diye ayırmak onları masumlaştırmayacaktır. Burada bir yalan var ve kulağa çok tehlikeli gelmiyor, özellikle de kendi arkanızın kurtarılması gerektiğinde kullanıyorsunuz. Ancak bu kolay yolu kullanmak, hem kendinizi hem de başkalarını geçici bir süre için kandırmak, esas sorunu ortadan kaldırmayacaktır. 

TÜM ZAMANLARDA MÜKEMMEL GÖRÜNMEYE ÇALIŞMAK

Bütün gün Victoria Beckham gibi görünmeye çalışmak, eğer her gün muhtemelen en az dört kişilik bir temizlik ekibiniz varsa, hayatınızı kolaylaştırıyorlarsa ve gün boyunca makyajınızı düzeltmekten başka sizi meşgul edecek bir şey yoksa böyle görünmek için çaba sarf etmek işe yarayacaktır. 

Bu tempoya ayak uydurmaya çalışan normal bir kişi ise muhtemelen doğallığın ve sıradanlığın yarattığı tüm eğlenceyi özleyecek, ciddi bir uyku eksikliğinden, sırt problemlerinden ve ağrılı ayaklardan muzdarip olacaktır. Rahatlayın ve farklı görünümleri kabul edin, tonlarca makyaj ve süslü kıyafetler olmadan da güzel olduğunuzu kabul edin. 

Örneğin ben hayatımın en iyi anlarını bir çift parmak arası terlik ve kot pantolonla geçirip kendimi iyi hissederim. Her gün en gösterişli giysilerin içinde, kusursuz bir makyajla hayata dahil olamayız. Önemli olan kendimizi en saf halimizle kabul edebilme becerisidir.

KENDİ EYLEMLERİNİZ İÇİN SORUMLULUK ALMAMAK

Bu olgunlaşmamış insan davranışıdır ve kesinlikle ilerlemenize engel olur. Bu yüzden bugün, yarın ya da kendi hayatınızdan sorumlu olduğunuz gerçeğiyle yüzleşmeye hazır olduğunuzda en önemli şeylerden birini düşünün. 

Evet, “hayat adil değil” ya da “Kendimi kanıtlama şansım olmadı” demek çok daha kolay. Ama sorumluluk almamak ve üstelik bunu kadere, şansa, başka insanlara yüklemek size kolaylık sağlamıyor. Bilakis almadığınız her sorumluluk katlanarak çoğalıyor. Sizlere tavsiyem, söylediğiniz kelimelerin, yaptığınız seçimlerin, verdiğiniz sözlerin, davranışlarınızın arkasında durun. ‘Evet, yenildim, ama denedim.’ deme cesaretini kendinizde bulun. Gerekirse yeniden deneyin ve yenilin. Yeter ki kendi sorumluluklarınızı taşıma gücünüz olsun.

BAŞKALARININ SORUMLULUKLARINI TAŞIMAK

Hayatınız boyunca size kendinizi berbat hissettirecek davranışlardan biri budur. Bilinçaltınızdaki kodlar başkalarına dair sorumlulukları üstlenmenin daha çok sevilmenize, daha değerli olmanıza, bolca takdir kazanmanıza yardım edeceğini söylese de bu saptama doğru değildir. Aksine taşıdığınız her sorumluluk karşı taraf için bir beklentiye dönüşecek ve vestiyere palto bırakır gibi üzerinize sorumluluk bırakılacaktır.

Bir başka ayrıntı ise, beklediğiniz teşekkürün gelmeyecek olması. Sizin göreviniz olan bir sorumluluk için neden teşekkürü hak etmiş olasınız ki??…

Sevgiyle ve Işıkla, 

Ruhsal Bilge

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.