" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Duanın Gücü

Yaradan ile baş başa olduğunuz, bütün kimliklerinizi bir tarafa bıraktığınız ve yalnızca kendiniz olduğunuz bir andır dua etmek. Dua ederken içinizin derin bir huzur ve güven ile dolduğunu hissedersiniz ve yüreğinizde var olan Tanrısal gücün farkına varırsınız.

En umutsuz anınızda Yaradan’ın en değerli parçalarından biri olduğunu hatırlamak ruh’a iyi gelir. Çoğunlukla unutulan ama aslında her daim bilinçliliğinde olunması gereken en olağanüstü gerçek her birimizin Tanrı’nın birer sureti olduğumuzdur.

Her dua kalpten edilmelidir. Saf ve koşulsuz sevgi hissiyatı ile dua etmek gerekir. Tanrı’nın huzurunda O’nunla pazarlık etmek, “O olursa, bunu yaparım” gibi şartlar öne sürmek tamamen yanlış davranışlarıdır. Bununla birlikte dua ederken bir başkasının kötülüğünü istemek ya da bir başkasının karmasına müdahale etmek ya da bir başkası adına isteklerde bulunmak da doğru değildir. Bir arkadaşım sürekli olarak “Benim için de dua et” deyip dururdu. Nedenini bilemiyorum, bir türlü kendi adına dua edemiyordu. “Senin enerjin kuvvetli, benim için de iste” diyordu. Pek çok kez ona kendi kendisi için dua etmesinin daha doğru olacağını anlatmaya çalıştım ancak bir faydası olmadı. Sonra bir gün yine “Benim için de şu konunun hallolmasını iste” dediğinde “Peki seni sorarsa ne cevap vereyim? Kendisi müsait değil mi diyeyim?” dedim. O günden sonra bir daha benden bunu istemedi. Çünkü dua tamamen Yaratıcı güç ile kul arasında olan ve olması gereken kutsal bir bağ. Araya aracı koymanın doğru olmadığını düşünüyorum.

Dua etmek

Dua etmenin bazı inceliklerinden bahsetmek isterim. Burada bahsedeceklerim dini inanç doğrultusunda hangi ibadetlerin yapılması gerektiği değil. Zira herkes kendi dini inancı vasıtası ile gerekliliklerini yerine getirecektir. Benim bahsetmek istediğim konu elbette ruhsal enerji akışı ile ilgili olacaktır.

Dua ederken dilekleriniz için gerçekleşmiş olduğuna kalpten inanarak teşekkür etmelisiniz. Duanın tezahür edici gücü şu anda gerçekleşir. Siz eğer bir şeyler isterseniz, onların gerçek olmadığına, onlara sahip olmadığınıza olan inancınız yüzünden, bütün bunları sadece istemekle kalmış olursunuz. Aynı zamanda gelecekte olmasını istediğiniz durumlar şimdide değil gelecekte var olacaklardır. Yani sadece bir şeyleri istemekle kalacaksınızdır. Yoksunluk bilinci dahilinde bir durumun gerçek olmasını dilemek, ona gereksinim duyduğunuz anlamına gelecektir. Bu da, o durum her ne ise ona şu anda sahip olmadığınızı ifade eder. Oysa aslında siz ihtiyaç duyduğunuz her şeye sahipsiniz. Çünkü yaratma gücünü elinizde bulunduruyorsunuz. Düşündüğünüz gerçeklik zaman kavramı içinde zaten mevcut. Yapmanız gereken ise onun şimdide var olmasını sağlamak. Bunu yapmanın yegane yolu da dua ederken olmasını istemek değil, olduğu için teşekkür etmekten geçer.

Teşekkür etmek

Sahip olmak arzusunda olduğunuz gerçekliğin hayatınızda tezahür ettiğine inanarak teşekkür ettikten sonra mutlaka bu durumu serbest bırakmalısınız. Duanızı evrenin güvenli ellerine teslim etmeniz ve peşini takip etmemenizdir önemli olan. Aksi takdirde olup olmayacağını kontrol etmek ya da olacağı konusunda şüpheye düşmek hem arzu ettiğiniz realiteye sahip olduğunuzu kabul etmediğiniz anlamına gelir hem de Yaradan’a olan güveninizin zayıf olduğu enerjisini ortaya koyar.

Bir’in ve Bütün’ün hayrı için dua etmek

Bir başka önemli ayrıntı ise duanızın “Bir’in ve Bütün’ün en yüksek hayrı için” yanıtlanmasına teşekkür etmenizdir. Çünkü; sizin ait olduğunuz bir realite tüm evreni etkileyecektir. Aldığınız bir karar ya da attığınız bir adım yalnızca sizi bağlamaz hiçbir zaman. Her duayı diğer tüm insanların da hayrı için etmek, birbirimize gümüş iplerle bağlı olduğumuz için önem taşır.

Duanızın gerçekleşme şekli tam da sizin hayal ettiğiniz biçimde tezahür etmeyecektir. Bu yüzden koşullar, kurallar koymadan, tam anlamıyla neyin gerçek olmasını arzu ettiğinizi belirtmeniz gerekir. Unutmayın ki sizin için en doğru ve en hayırlı olan her ne ise o gerçeğe dönüşecektir. Siz sadece mucizelere ve duanın gücüne inanın yeter. Herhangi bir şüpheyi içinizde barındırmanız duanızı bloke edecektir. Eğer hayatınızda olmasını arzu etmediğiniz bir gerçeklik söz konusu olmuşsa bunu tamamen kendi özgür iradeniz ile talep ettiğinizin bilincinde olmanız gerekir. Zira hiçbir gerçeklik siz onu çağırmadan gelip hayatınızda yer almaz.

Sevgiyle ve Işıkla,

Ruhsal Bilge

www.ruhsalbilgelik.com web sitesinde yer alan herhangi bir içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz. 

www.ruhsalbilgelik.com web sitesi ve yazarlarının hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen hükümlerle korunmaktadır. www.ruhsalbilgelik.com’da yer alan bir yazı, makale, görsel vb. içeriğin başka bir mecrada yayınlanabilmesi için yazının hak sahibine telif hakkı ödenmeli veya içerik sahibinden yazılı izin almalıdır.

Bunların yanında web sitemizde bulunan yazı ve makalelere atıfta bulunabilir, içerikler makalelerde kaynak gösterilebilir, izin alarak, yazar adı ve yazının web sitemizde bulunan sayfasına bağlantı vererek alıntı yapılabilir. Yapılan alıntılarda kesinlikle değişiklik yapılamaz.

YOU MIGHT ALSO LIKE

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.