" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Egonun Tuzaklarından Nasıl Kurtuluruz?

Gerçek benliğimiz “Ben” dir. Ego, “Ben varım” dan sonra gelen şeydir. Ben zekiyim. Güzelim. Başarılıyım. Cesurum. Yetenekliyim gibi ard arda sıralanan ve bizi biz yaptığını zannettiğimiz donanımlarımız egoyu oluşturur. 

Oysa ego ‘’Ben’’ i yani ruhu hiçe sayıp zihnin kontrolünü eline almak ister. Ben varlığını geliştirmek, içinde sevgi olan, adalete inanan, hakkaniyetli davranan, kin gütmeyen, kıymet bilen, affeden, bilgiye, nezakete değer veren iyi bir insan olmayı esas almaktır. Oysa ego bütün bunların hiçbir anlamı olmadığını, gücün, büyüklüğün, üstünlüğün her şeyden daha öncelikli olduğunu vurgular. İşte egonun tutsağı olan insanlarda güç ne yazık ki kötüye kullanılacak bir araç kabul edilir.

Peki Ego Nedir?

Budizm gibi ruhani uygulamalarla, egoyu fethederek acıyı ortadan kaldırmak ve gerçek benliğimizi kucaklamak temel bir hedeftir. Ama ego nedir?

Ego bizim sahte kişiliğimizdir, başkalarının bizi sevmesi, bize hayran kalması ve bizi kabul etmesi için olduğumuz kişidir. Ego aynı zamanda kendimize sorgusuz sualsiz olduğumuzu söylediğimiz ya da başkalarının bize kim olduğumuzu söylediği kişidir. Ego, hayatta kalma, birikim yapma ve başarılı olma, beğenilme, takdir edilme, ödüllendirilme ile fazlasıyla meşgul olan parçamızdır. Hem bizi herkesten üstün kılan hem de başkalarıyla uyum sağlamamıza yardımcı olan bir kimlik oluşturmaya çalışır.

Egonun amacı üstünlük kurmak gibi görünür. Ama aslında o dünyevi ihtiyaçlarımızı karşılamakla yükümlüdür. Fiziksel, ruhsal ve duygusal anlamda tatmin egoyu besler ve ego başkalarının ilgisiyle büyür. Örneğin; hayranlık duyulma, kabul görme, alkışlanma, övgü alma ve fark edilme gibi dışarıdan gelen etkiler egonun gereksinimleridir. Sevdiğimiz insanın bize değer vermesini isteriz. İltifat duymak hoşumuza gider. Merak edilmek, özlenmek, ilgi görmek bizi mutlu eder. Gardırobun önüne geçip ne giyeceğimize karar verirken, bir işin üzerinde en iyisini yapmak üzere çalışırken, mutfakta farklı tarifler denerken, fit bir vücuda sahip olmak için kilometrelerce yürürken ve herhangi bir konuda ne bildiğimizi ispatlarken egonun tek beklentisi övgüyle onurlandırılmaktır.

Oynadığımız Roller

Hayatın içinde pek çok farklı role bürünürüz. Sorun, bu rolleri oynamamız değil, onları oynadığımızın farkında olmamamız veya onlarla aşırı derecede özdeşleşmemizdir.

Örneğin, kendimizi iyi ebeveynler olarak görmemize meydan okuduğu için çocuklarımız yaramazlık yaptığında kötü tepki verebiliriz. Bunun yerine, çocuklarımızın seçimlerini kişisel olarak almamayı seçebilir ve onların kendi ayrı bireyleri haline geldiklerini fark edebiliriz. Kendini belirli bir pozisyon veya servet miktarı ile tanımlayan biri, finansal bir gerileme yaşadığında veya işini kaybettiğinde depresyona girebilir. Bunun yerine, kaybın acı verici olduğunu, ancak bu nedenle daha az değerli olmadıklarını anlayabilir.

Ego’yu Tanımak

İşte egonun hayatlarımızda ortaya çıkabileceği diğer bazı yollar. Her davranış, dikkat ihtiyacını ve tatmin olma arzusunu beslemeye çalışan egomuzdan kaynaklanır.

* Şikayet, acı ve kızgınlık

* Saygı talep eden / ihtiyaç duyan insanlar

*   Materyalizm, birikim ve açgözlülük

*  Rekabet, başkalarına hükmetme ihtiyacı

*   Sahip olduklarımızla ilgili memnuniyetsizlik

*  Kibir veya kendinden nefret

*  Yargı ve görüşler

*  Üstünlük ve önyargı

*  Savunma, saldırıya uğramış hissetmek

* Hiyerarşi ihtiyacı ve kontrol altında tutma

* Dualistik, siyah-beyaz düşünce

Ego Tuzakları

Yeterli Olmadığını Hissetmek

Egoyu temel “Ben varım” mesajından da tanıyabiliriz: “Yeterli değilim.” mesajını veren bir egonun asıl sorunu tatminsizliktir. İsteklerine yeterince sahip olamadığını düşünmek, ne yaparsa yapsın kendini yetersiz bulmak gibi inanışlar egonun tuzaklarından biridir. 

Egomuz her zaman daha fazlası için koşturur, birçoğumuz ne yaparsak yapalım ölçemediğimiz belirsiz duygularla dolaşırız. Egomuz halihazırda sahip olduğumuz şeyle asla tatmin olmaz ve bir sonraki başarıya, hedefe, ilişkiye veya başka bir arzu nesnesine yönelik aktif olarak çalışmadığımızda kaygılanmamıza ve hatta depresyona girmemize neden olur. Bu yüzden gezegenimiz, ilişkilerimiz ve bedenlerimiz hiç durmaksızın bir şeylerin bedelini öder. 

Öğrenilmesi ve fark edilmesi gereken esas nokta ise şudur; Kime göre ve neye göre yetersiz? Herkesin ve her şeyin mutlaka daha iyi bir versiyonunun olabileceğini kabullenmek, mükemmelliğin insan olmanın doğasına aykırı olduğu idrak etmek sizi ego tuzağından kurtarır.

Geçmiş ve Gelecek Zaman

Ego Şu anı sevmez. Aslında şimdiki anın farkında olmak egonun ölümüdür. Kendimizi geçmiş hakkında takıntılı düşünceler içinde bulduğumuzda egomuz oyuna girer. Birinin bize nasıl haksızlık ettiğini hatırlatır. Utandığımız, suçluluk duyduğumuz, hayal kırıklığına uğradığımız, öfkelendiğimiz bir anıyı canlıymışçasına bize yaşatır. Benzer biçimde ego gelecek hakkında varsayımlar üreterek kaygılanmamıza neden olur. Bir sonraki tatil, asla olmayacak mükemmel ilişki, rüya ev ya da sakin emeklilik ego için olanaksızdır.

Ego kesinliği sever. Zihnimizi kontrol altında tutmak, kendini özel hissetmek, haklı çıkmak ve hatta haklılığını kanıtlamayı dört gözle beklemek egonun tuzaklarındandır. Peki, ego neden hoşlanmaz? Elbette şimdi, şu anda ve burada olmaktan!

Egolarımızla Barış Yapmak

Öyleyse artık egonun ne olduğunu ve onu hayatımızda oyun oynarken nasıl tespit edeceğimizi bildiğimize göre, bu konuda ne yapacağız? Egomuzu öldürmekten veya onu fethetmeye çalışmaktan bahsetmenin bir anlamı olduğunu sanmıyorum. Zaten kendimizle çok sık savaşıyoruz ve egonun iyi bir kavgadan daha çok sevdiği hiçbir şey yok. Ve bazı keşişler sahte benliklerinden kurtulmak için onlarca yılı meditasyon yaparak geçirirken, çoğumuzun o türden zamanı da yok.

Bunun yerine, hayatımıza egolarımıza farkındalık getiren, şu anda bizi topraklayan ve bize ve dünyamıza zarar veren reaktif ego kalıplarını tekrarlamaktan kurtaran düzenli uygulamalar inşa edebiliriz.

Farkındalık Meditasyonu

Farkındalık meditasyonu stresi azaltabilir ve mutluluğu artırabilir. Farkındalık meditasyonu, bizi şimdiki anın ve alışkanlıkla aklımızdan geçen düşüncelerin daha fazla farkına varma konusunda ek faydaya sahiptir. Farkındalık meditasyonu ayrıca yavaşlamamıza ve hayatlarımıza daha iyi dikkat etmemize yardımcı olur. O zaman oynamayı öğrendiğimiz rollerin daha fazla farkına varabiliriz. Böylelikle egonun sesini susturmayı öğrenebiliriz.

Mevcut An Farkındalığı

Egodan kurtulmak için gerekli olan tek şey onun farkında olmaktır. Çünkü farkındalık ve ego uyumsuzdur. Düşüncelerimizin geçmişe kayma veya geleceğe doğru koşma tehdidinde bulunduğu her seferde zihnimizi şimdiki ana geri çekmek güçlü bir araçtır. Şu anda var olmak, egomuzun amansız talepleri karşısında ezilmemizi engeller.

Şükran Duymak

Ego her zaman daha fazlasına açtır ve bize asla yeterli olmadığımızı söylemeyi sever. Bu yüzden minnettarlık, kullanabileceğimiz başka bir güçlü araçtır. Kaçırdığımızı ya da ölçmeyi başaramadığımızı hissetmeye başladığımızda, halihazırda olan şey için minnettarlığımızı ifade etmek için biraz zaman ayırabiliriz.

Merak

Ego, üstünlük kurmaya, tepkisel davranmaya ve savunmaya geçmeye bayılır. Egomuzun tetiklendiğini hissettiğimizde, kendimizi dikkatli ya da daha olgun olmadığımız için azarlamak yerine, merak uyandırabiliriz. İlk başta meraklı olmak zordur. Pratik yaparak, en kötü tepkisel anlarımıza dönüp bakabiliriz. O zaman şöyle diyebiliriz, “Hah, egom gerçekten güçlü tepki verdi. Tüm bunların neyle ilgili olduğunu merak ediyorum.’’ Çoğunlukla, açık ve meraklı kalırsak, kimliğimiz hakkında kendimize söylediğimiz gerçekten önemli ama sahte mesajları ortaya çıkarabilir ve onları bırakmak için çalışmaya başlarız. Ancak tepkilerimizin kökenini ortaya çıkarabildiğimizde gerçek değişimi görebiliriz.

Savunmaya Direnmek

Ego hiçbir zaman eleştiriye iyi yanıt vermez ve savunmacı veya suçlayıcı olarak tepki verir. Eleştiri duymak sadece egoyu daha da güçlendirir, ancak kişisel gelişimimizi engeller. Bunun yerine, kulağa ne kadar zor gelse de savunmaya geçme dürtüsüne direnmemiz ve bunun yerine sadece eleştiriyi özümsemeyi ve dikkate almayı deneyebiliriz. 

Şefkat Dolu Olmak

Ego, diğer insanlardan daha üstün hissetmemizi ister. Kendi egomuzun daha fazla farkına vardıkça, büyük olasılıkla diğer insanlarla oyun oynarken onu tanımaya başladıkça kendini beğenmişlik duygusu tuzağına kapılabiliriz. Herkesin yaşam yolculuğunun diğerinden farklı olduğunu kabul edebilir, bizim yürüyüp geçtiğimiz yollardan şimdi geçecek olanları sabır ve nezaketle karşılamayı seçebiliriz.

Ödül

Tüm bu ego çalışmasının ödülü, en gerçek benliğimizin olduğu yerden yaşayabilmemizdir. Artık egomuz tarafından dikkatimizi dağıtmaya itilmediğimizde, bu enerjiyi yönlendirmek için daha fazla farkındalığa sahibizdir. Kendimizle ve çevremizdekilerle daha yaratıcı ve daha barışık olmak hayatımızı kolaylaştırır. Hayatın bir yarış olmadığının bilincine varmak, belki de egoyu susturmanın en önemli ayrıntısıdır.

Sevgiyle ve Işıkla,
Ruhsal Bilge

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.