" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Hayat Sandığınız Kadar Karmaşık Değildir!

Hayat sandığınız kadar karmaşık değildir. Aslında hayat oldukça basittir. Bir şeyleri karmaşıkmış gibi algılamanıza neden olan şey sizin bakış açınızdır.

Byron Katie ‘Olanı Sevmek’ adlı kitabında tam da bundan bahseder; her birimizin kendi özgür irademizle yaptığımız seçimler olduğunu ve bu seçimlerin sonuçlarından ne hayatı, ne de başkalarını sorumlu tutamayacağımızı anlatır. Her şey bakış açısına bağlıdır. Baktığımız durumu nasıl gördüğümüz hayatımızı şekillendirir.

Acı çektiğimiz tek an olanla tartışan bir düşünceye inandığımız zamandır. Zihnimiz
tamamen berrak olduğu zaman olan, olmasını istediğimizdir. Gerçeğin olduğundan
farklı olmasını istiyorsanız, bir kediye havlamayı öğretmeye çalışın. Ne kadar
uğraşırsanız uğraşın sonunda kedi size bakacak ve miyav diyecektir. Gerçeğin
olduğundan farklı olmasını istemek ümitsiz bir çabadır.
Buna rağmen dikkat ederseniz buna benzer düşüncelere gün içinde defalarca
inandığınızı fark edersiniz. “İnsanlar daha nazik olmalı.” “Çocuklar terbiyeli olmalı.”
“Kocam, (karım) benimle aynı fikirde olmalı.” “Daha zayıf olmalıyım (veya daha
güzel, daha başarılı).” Bu gibi düşünceler gerçeğin olduğundan daha farklı olmasını
isteme yollarıdır. Bunların iç sıkıcı olduğunu düşünüyorsanız haklısınız.
Yaşadığımız stresin tümü gerçek olanla tartışmaktan kaynaklanır.
Çalışma’ya yeni başlayanlar bana sık sık sorarlar. “Ama gerçekle, olanla
mücadeleyi bırakırsam güçsüz duruma düşerim. Gerçeği olduğu gibi kabul edersem
pasif olurum. Hareket etme arzumu dahi kaybedebilirim.” Onlara bir soru ile cevap
veririm. “Bunun doğru olduğunu kesinlikle bilebilir misin?” Hangisi daha
güçlendirici? “Keşke işimi kaybetmiş olmasaydım” veya “İşimi kaybettim. Şimdi ne
yapabilirim?”
Çalışma olmaması gerektiğini düşündüğünüzün aslında olması gereken
olduğunu size gösterir. Olması gerekiyordu çünkü oldu ve yeryüzündeki hiçbir
düşünce bunu değiştiremez. Bu durum olanı yermeniz ya da onaylamanız anlamına
gelmez. Sadece olanı direnmeden ve içsel mücadelenin yarattığı zihinsel kargaşa
olmadan görebileceğiniz anlamına gelir. Kimse çocuğunun hasta olmasını istemez.
Kimse bir trafik kazası geçirmeyi istemez ancak bunlar yaşandığında zihnimizde
olanlarla kavga etmenin kime faydası olabilir? Olanı kabullenmeyip, kavga etmenin
faydasız olduğunu biliriz ama yine devam ederiz çünkü zihnimizdeki kargaşayı
nasıl durduracağımızı bilemeyiz.
Ben olanı severim. Bunun sebebi spirituel biri olmam değil, gerçekle mücadele
ettiğim zaman canımın acıdığının farkında olmam. Gerçeğin tam olduğu gibi iyi
olduğunu bilebiliriz, çünkü onunla mücadele ettiğimiz zaman stres hissederiz ve
                                          canımız acır. Doğal ve dengede hissetmeyiz. Gerçeğe karşı gelmeyi durdurunca,                                         davranış sade, akıcı, sevecen ve korkusuz bir hal alır.

Birilerini suçlamak, sorumlu tutmak ya da öfke beslemek, kişinin kendisini suçlaması, sorumlu tutması ve kendisine öfke beslemesinin dışavurumudur. Gerçeği bir kez gördüğünüzde, yani kendi hayatınızın sorumlusunun sadece siz olduğunun farkına vardığınızda bütün negatif düşünceler sizi bırakır.

Başkalarıyla barışırken esas kendiniz ile barışırsınız. Başkalarını affederken aslında kendinizi affedersiniz. Acı çekmek tercih meselesidir. Olanı olduğu gibi kabul etmekse sizi acıdan özgürleştirir.

Kendi hayatınızın sorumluluğunu üstlendiğinizde kendi öz-değerinizi de kavramış olursunuz. İşte o zaman acı çekmeyi tercih etmenin kendinize yaptığınız en büyük haksızlık olduğunu görebilirsiniz.

Byron Katie’nin The Work adını verdiği çalışmaya http://www.thework.com/turkce/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle ve Işıkla,

Ruhsal Bilge

www.ruhsalbilgelik.com web sitesinde yer alan herhangi bir içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz. 

www.ruhsalbilgelik.com web sitesi ve yazarlarının hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen hükümlerle korunmaktadır. www.ruhsalbilgelik.com’da yer alan bir yazı, makale, görsel vb. içeriğin başka bir mecrada yayınlanabilmesi için yazının hak sahibine telif hakkı ödenmeli veya içerik sahibinden yazılı izin almalıdır.

Bunların yanında web sitemizde bulunan yazı ve makalelere atıfta bulunabilir, içerikler makalelerde kaynak gösterilebilir, izin alarak, yazar adı ve yazının web sitemizde bulunan sayfasına bağlantı vererek alıntı yapılabilir. Yapılan alıntılarda kesinlikle değişiklik yapılamaz.

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.