" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Kurban Rolünü Oynamak Nedir?

Kurban rolünü oynamak nedir? Kurbanı oynayanlar sorumluluk almaktan kaçar. Kurban olmayı seçmek değersizlik duygusuyla gelişir.

Kurban Olmak Nedir?

Mağdur zihniyeti, bir kişinin kendisini başkalarının olumsuz eylemlerinin kurbanı olarak tanıma veya görme eğiliminde olduğu, edinilmiş bir kişilik özelliğidir.

Kurbanlar kendilerine acıma alışkanlığına sahip kişiler olur. Aynaları, kendini koruyamayan savunmasız bir çocuğu yansıtır. Bir kurbanı oynamanın derininde yatan neden ise değersizlik duygusudur.

Öz Değer Bilinci

Kendine değer vermeyişin sonucunda birileri tarafından tamamlanma ihtiyacını duymak elbette kaçınılmaz. Şefkat görmenin, sevilmenin, değerli olmanın, önemsenmenin, onaylanmanın bir başkasının tasarrufunda olması bir illüzyondan ibaret. Oysa bütün bunlar insanın kendini sevme ölçüsüne bağlı. Kurbanı oynayanlar bunun ayırımına varamıyor.

Sorumluluk Bilinci

Kurban olmak, özünde bir tür kaçınma biçimidir. Bu, “Kendim veya hayatım için herhangi bir sorumluluk almayı reddediyorum” demenin bir yoludur. Sonuç olarak, konfor bölgenizin dışına çıkmaktan, zor kararlar vermekten veya hayatınızın durumunu iyileştirmek için herhangi bir şey yapmaktan kaçınabilirsiniz. Kısacası, korku içinde sıkışmış ve felçli kalmayı seçersiniz. Sanırım hepimiz bunun kulağa kötü bir durum gibi geldiği konusunda hemfikir olabiliriz.

Bir Mağdur Zihniyetimin Olduğunu Nasıl Anlarım?

Mağdur zihniyetine sahip olduğunuza dair dört işarete bakalım ve ondan nasıl kurtulacağınızın yollarını bulalım.

1. Tüm Sorunlarınızı Felaket Haline Getirirsiniz

Sorunları felakete uğratan bireyler her zaman en kötüsünü düşünürler. Sorunlarınızı felakete uğratmak, kendinize en küçük rahatsızlıkların bile dünyanın sonu olduğuna inanmanıza izin verdiğiniz zamandır.

Her zaman en kötüsünün olacağını varsayarsanız, dolayısıyla Evren sizi dinleyecek ve tam olarak istediğiniz şeyi size verecektir. Bir dahaki sefere kendinizi bir şeyin ne kadar berbat olduğunu düşünürken yakaladığınızda, deneyiminizi perspektif haline getirmek için çalışın.

Kendinize şunu sorun: “Olabilecek en kötü şey nedir?” Bu size sonucun beklediğiniz kadar kötü olmayabileceğini hatırlatmaya yardımcı olacaktır.

2. Güçsüz Hissedersiniz

Bir kurban zihniyetiyle yaşarken başa çıkılması en zor şeylerden biri çaresiz hissetmektir. Kötü şeyler olduğunda, durum üzerinde hiçbir kontrolünüz yokmuş gibi hissetmek kolaydır.

Kendinizi bu durumlardan birinde bulduğunuzda, değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın. Kontrol edebileceğiniz bir şey bulmak, gücünüzün bir kısmına sahip olduğunuzu hissetmenize yardımcı olabilir ve bu büyük bir adımdır.

3. Kendi Kendinize Olumsuz Konuşuyorsunuzdur

Kendinden şüphe duymak, mağduriyetle yakından bağlantılıdır. Birisi kurban zihniyetine bağımlı olduktan sonra, bilinçli zihniyle uyumlu olması için en iyi çabayı göstererek bilinçaltında kendi kendini sabote edeceklerdir.

Eğer iyi şeylere layık olmadığınıza inanıyorsanız, her zaman dünya sizi kurtarmaya çalışıyormuş gibi hissedeceksiniz. Yıkıcı inançlar, mağdur davranışınızı, kendinizi aşağılamanın bir norm haline geldiği noktaya kadar besleyecektir.

4. Dünyanın Sizi Tuzağa Düşürmek İçin Çalıştığını Düşünüyorsunuzdur

Dünyanın sürekli olarak sizi incitmeye veya perişan etmeye çalıştığını hissediyorsanız, mağduriyet içine girdiğinizi bilmelisiniz. Hayat sizi yerle bir etmek için planlanmadı. Aslında, bir büyüme zihniyetini benimsemeyi seçerseniz, olaylar her zaman sizin lehinize çalışmaya çalışır.

Bazen hayatta kontrolünüz dışında olan şeyler olacaktır. Bu olaylara nasıl tepki vereceğinize karar vermek sizin işiniz. Zorlukları büyüme fırsatları olarak görmeye başladığınızda birdenbire, hayatın sizin seviyenizi yükseltmeye zorladığını fark etmeye başlarsınız ki bu kılık değiştirmiş bir nimettir.

Kurban Zihniyetini Nasıl Durdururum?

Bir kurban zihniyetinden kurtulmanın ilk adımı, bir kurban zihniyetine sahip olduğunuzu anlamak ve kabul etmektir.

Bir sonraki adım, düşüncelerinizi bir kurban gibi hissetmekten kurtulan olduğunuzu fark etmeye kaydırmaktır. Artık yaşam koşullarınızın kurbanı olmadığınızı fark ettiğinizde inanılmaz derecede özgürleşirsiniz.

Gerçek bir hayatta kalan olmak istiyorsanız, dikkatinizi güvenlikten daha çok, olumlu benlik inançları geliştirmeye odaklamalısınız.

Hayatta kalanlar, hayatlarının CEO’ları olduklarını bilirler, yani hem iyi hem de kötü olan her şey için tüm sorumluluğu üstlenirler. Ayrıca, dünyayı siyah beyaz bir mercekle görmek yerine, hayatta kalanlar, büyümelerini ve evrimlerini destekleyecekse yeni düşünme ve davranış biçimlerine açıktır.

1. Sınırlayıcı İnançları Belirleyin ve Meydan Okuyun

İnançlar, eski acı anılar üzerine inşa edilen koşullu algılardır. Bu anılar, deneyimlerimizi zaman içinde nasıl yorumladığımıza ve duygusal hale getirdiğimize dayanır.

Bu inançlar doğası gereği güçsüzleştiriyorsa, kişinin kendini sabote etmesine ve çaresizlik hissine yol açar. Kurban olmayı bırakmak istiyorsanız, önce mağduriyet ve adaletsizlik duyguları yaratan eleştirel iç sesi belirlemelisiniz.

Kendine acıma, düşük öz yeterlik ve yanlış suçlama duyguları hayatınızda ilk ne zaman şekillendi?

Mağdur zihniyetinin izleri genellikle kişinin çocukluğuna dayanır ve bir hayatta kalma mekanizması olarak veya ebeveynlerimizden gözlemlediğimiz öğrenilmiş bir davranış olarak izlenebilir.

Neden böyle hissettiğinizi anlamaya başladığınızda, düşüncelerinizin sorumluluğunu üstlenirsiniz ve anlatıyı değiştirip kurbandan galip olana dönüştürme gücüne sahip olduğunuzu anlarsınız.

2. Hayatınız için Sorumluluk Alın

Hayatınızın sorumluluğunu üstlendiğinizde düşüncelerinizin, duygularınızın ve eylemlerinizin sorumluluğunu üstlenirsiniz. Yaşamı kendi koşullarınıza göre tasarlarsınız çünkü realitenizi yaratma gücüne sahip olduğunuzu bilirsiniz.

Dünyayı suçlamayı bıraktığınız an, kurbandan galibiyete geçtiğiniz andır. Birdenbire, kendiniz için görünmeyi seçtiğiniz için hayat sizin lehine çalışmaya başlar.

3. Bir Minnettarlık Tutumu benimseyin

Mağduriyet, sanki hiçbir şey yeterli olmamış gibi ‘eksiklik’ duygusuna dayanır. ‘Eksikliğin’ zıttı, minnettarlığın devreye girdiği yer olan ‘bolluk’tur.

Kurban olmayı bırakmanın en hızlı yolu minnettarlık tavrını benimsemektir. Kendinize “Bugün neye minnettarım?” Diye sormayı alışkanlık haline getirin.

Minnettarlık, size şu anda neşe getiren şeyin bilinçli olarak kabul edilmesidir.

Kendi sorunlarınıza takılıp kalmayı bırakıp daha büyük resme baktığınızda, gerçekten ne kadar şanslı olduğunuzu fark etmeye başlarsınız.

4. Olumlu Düşünün

Mağduriyet, olumsuz düşüncelerden beslenir. Kurbandan galibiyete geçmenin en iyi yolu düşüncenizi değiştirmektir. Bir şeydeki kötüyü aramak yerine, her zorluğun ortasındaki fırsatı bulun.

Düşünceleriniz realitenizi yaratır. İyiye odaklanmaya başladığınızda, hayatınıza daha olumlu şeyler çekersiniz.

Bu, hayatınızı değiştirme potansiyeline sahip, pozitif büyüme ve değişimin bol olduğu bir yaşam sürmeye kendinizi açacağınız andır.

Martin Seligman’ın sözleriyle,

“Anlamlı bir yaşam için iyimserlik çok değerlidir. Olumlu bir geleceğe olan inancınız ile hayatınızı en önemli şeye yönlendirebilirsiniz.”

Son söz

Kurbanı oynamaktan bıktıysanız, hayatınızın efendisi olmaya hazır olduğunuza karar verin ve ardından harekete geçin. Kendinize inanırsanız ve inançlarınıza göre hareket ederseniz, harika şeyler yapabilirsiniz. Şimdi hayatınızın kontrolünü geri alma zamanı.

Hazır mısınız?

Sevgiyle ve Işıkla,

Ruhsal Bilge

YOU MIGHT ALSO LIKE

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.