" A super cool template for bloggers, photographers and travelers "

Siz Değişirseniz Her Şey Sizinle Birlikte Değişir

Bazı zamanlar yaşadığımız ilişkinin çıkmaza girdiğini düşünürüz. Yeteri kadar ilgi görmediğimizi, eksik sevildiğimizi, anlaşılamadığımızı hissetmek acı verir. Böyle anlarda çözümün karşımızdaki insanı değiştirmek olduğuna inanırız. Çünkü ‘Bize göre’ yol arkadaşımız, kalbimizdeki acının sebebidir. Eğer o değişirse, değer vermeyi öğrenirse, bencilce davranmaktan vazgeçerse, tam da istediğimiz gibi bizi severse, acı ortadan kalkar, yaralarımız kabuk bağlar ve hak ettiğimiz mutluluğa kavuşabiliriz.

Oysa, bu inanış biçimi baştan sona yanlıştır. Acının kaynağı kendi benliğimizde saklıdır. Kalbimizi bin parçaya ayıran, etrafa savrulan kalp kırıklarına basıp ayaklarımızı kanatan sebep, kendi halimiz, tavrımız ve düşünce şeklimizdir.

Seçimlerimizle Yaşamımızı Belirleriz

Sınırlarımızı, olmazlarımızı, neye layık olduğumuzu, mutluluğu ne kadar hak ettiğimizi ya da etmediğimizi kendimiz belirleriz. Bilinçaltımızda saklı duran inançlar ve öğrenilmiş kayıtlar yaşadığımız ilişkilerdeki duruşumuzu ve bakış açımızı şekillendirir. Dolayısıyla, çocuklukta alışkın olduğumuz suçlanma, cezalandırılma, itaatkarlık ve ödüllendirilme mekanizmalarını birer yetişkin olduğumuzda ilişkilerimize taşırız.

Önce azarlanıp ya da tartaklanıp, hemen ardından hediyelere boğulan ve ödüllendirilen bir çocuk düşünün. Onun sevgiye olan inancı, sevilmek için önce suçlanması, yargılanması, cezalandırılması gerektiğidir. Ancak böyle değerli olduğuna inanır. Yeterince sevildiğini hissetmek için, mutlaka bir şeyler dağılmalı ve toparlanmalıdır.

Acıdan Beslenmek Kader Değildir

Geçmişe dayanan negatif kalıplar fark edilerek olumlu olanlarla değiştirilebilir. İlişkide yaşanan sorunları çözmek için, karşımızdaki kişinin değişmesini beklemek afaki bir çaba olur. Bunun yerine kendi davranış kalıplarımızı, düşünce şeklimizi iyileştirme yoluna gidersek, ister istemez ilişkilerimiz de değişim geçirir. Hatta yorucu, zorlayıcı ve sevgisiz ilişkiler aniden bitebilir. Çünkü incitilmek, acı çekmek, suçlanmak, yargılanmak üzere verdiğimiz bütün izinleri iptal etmişizdir! Sınırlarımızı çizmek, kurallarımızı belirlemek, kendi değerimizin farkında olmak ve en önemlisi de neye layık olduğumuzu seçmek, çözümün kaynağının ta kendisi olduğumuzu bize gösterir.

Unutmayın, her şey içeride olanın dışa yansımasıdır ve içeride ne varsa, dışarıda o vardır. Siz değişirseniz, her şey sizinle birlikte değişir.

Sevgiyle ve Işıkla,

Ruhsal Bilge

www.ruhsalbilgelik.com web sitesinde yer alan herhangi bir içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz. 

www.ruhsalbilgelik.com web sitesi ve yazarlarının hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda belirtilen hükümlerle korunmaktadır. www.ruhsalbilgelik.com’da yer alan bir yazı, makale, görsel vb. içeriğin başka bir mecrada yayınlanabilmesi için yazının hak sahibine telif hakkı ödenmeli veya içerik sahibinden yazılı izin almalıdır.

Bunların yanında web sitemizde bulunan yazı ve makalelere atıfta bulunabilir, içerikler makalelerde kaynak gösterilebilir, izin alarak, yazar adı ve yazının web sitemizde bulunan sayfasına bağlantı vererek alıntı yapılabilir. Yapılan alıntılarda kesinlikle değişiklik yapılamaz.

0 Yorum

Yorum Yap

Your email address will not be published.